16 Ekim 2011

YAZIN SANATI


Edebiyat tarihinin ilk eleştirmeni, ünlü şair Horatius’un “Ars Poetica” başlığından esinlenerek, Cumhuriyet Gazetesi Kitap Ekindeki yazılara “Yazın Sanatı” adını vermiştim. Yapmak istediğim, her hafta, hemen her okurun tanıdığı klasik yapıtları ele alıp okurla genel bir edebiyat sohbetine girmekti. 2001 yılının ilk yazısı “Roman Nasıl Başlar?” başlığını taşıyordu, 52 hafta sonunda yer alan son yazının başlığı ise, “Roman Sonları”ydı. Başı ve sonu olan bir yazı dizisi gibi görünse de, seçtiğim konular tamamen rastgele sıralanmıştı. Amacım edebiyat öğrencisinin bildiği konuları genel okura taşımaktı.

Bu yazıları tekrar okurken, geçen on senede edebiyat ortamımızda çok fazla şeyin değiştiğini fark ettim. Kurgu zevkimin de değişmiş olduğunu gördüm. Değişen başka bir şey ise, tanımadığımı söylediğim bazı yazarlar yakın dostlarım arasına katılmış, bazı değerli yazarları da kaybetmiştik. Yine de, yazılardaki bu türden bilgileri güncellemeden, yazıldıkları günkü halleriyle bırakmayı tercih ettim.

15 sene kadar önce kitap tanıtımları yazmaya başladığımda, beni ilk destekleyen kişi sevgili Erdal Öz olmuştu. Yazıları kitap haline getirmem gerektiğini ilk söyleyen de o oldu. Bahanesi olmayan tembelliğim yüzünden bu arzu, kuzenim Kumru Başer’in yardımı ve heveslendirmesi sayesinde ancak gerçekleşti. Her yazıyı okuyup fikir verdi ve düzeltmelerde yardım etti. Teşekkür etmek istediğim bir diğer kişi, edebiyat sevgisini ve bilgisini değerli bulduğum, Cumhuriyet Kitap ekinin yayın yönetmeni Turhan Günay; desteği benim için her zaman çok önemliydi. Aslında sıradışı bir teşekkür de yazarlara göndermek isterim: Homeros’tan Dante’ye, Dostoyevski’den Garcia Márquez’e, hayatım boyunca beni terk etmeyen tek hobim, tek tutkum onlar oldu. Bir de tabii Aydın’a...

İstanbul, Eylül 2011

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Tebrik ederim.

Adsız dedi ki...

Okudum. Çooook sevdim

Saadet Kulaklı dedi ki...

Tebrik ederim. Çağımıza kurşun vurulmuş bir edebi eksikliğe rağmen ''yazın sanatı'' bu kadar iyi tasvirlenirdi...